Okul kantinleri ne durumda?
Öğrenciler ve veliler okul kantinlerinde gördükleri eksiklikleri ilgili gıda sağlığı, belediye denetim elemanları, tüketiciler birliği gibi resmi veya sivil kuruluşlara bildirmeli çözüm üretilmesine yardımcı olmalıdır.
İlkokula başladığımda yıl 1976 idi. Daha o zamanlar “kantin” diye bir kelime lügatimde yoktu. Fakat okulumuzun ikinci katına çıkmak için kullanılan merdivenlerinin oluşturduğu boşluğun kenarında meydana gelen alan “Okul Kooperatifi” olarak düzenlenmişti. O zamanki okul öğrencileri için en önemli alış veriş merkezi “Okul Kooperatifi” idi. Teneffüs zili çalar çalmaz cebinde harçlık bulunan öğrenci soluğu “Okul Kooperatifi”nin önünde alırdı. Genellikle alış veriş yapacak öğrenciler, kooperatifte görevli öğrencilerden önce gelirdi. Görevli öğrenciler birazda bilerek biraz daha geç gelir, sırada bekleyen öğrencilere karşı bir üstünlükleri olduğunu belli ederek yavaşça kooperatifi açar ve ardından öğrencilerin alış veriş yapacakları bölmeye geçerlerdi. Üzerinde Atatürk’ün Kocatepede’ki resmi bulunan 2,5 TL harçlığım varsa o gün bende en önce sıraya geçer ve simit gazozdan farklı seçeneğim olmadığını bile bile zevkle bir Çan-Ka gazozu ve simit alırdım.
Artık günümüzde okullarda “Okul Kooperatifi” sistemi yok. Okullar yönetmeliklerin de izin vermemesi dolayısı ile kooperatif kurma ve işletme işlemleri ile ilgilenmiyor. Okullarımızda profesyonel kişiler tarafından işletilen “Okul Kantinleri” hizmet veriyor. “Kantin” kelimesi dilimize Fransızca’dan geçmiş bir kelime. Kantin kelimesini ‘Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer olarak tanımlayabiliriz.’ Bu gün okul kantinlerinde öğrencilerin alış veriş yapabilmeleri için her çeşit ürün yönetmeliklerin verdiği izin ölçüsünde bulunduruluyor ve satılıyor.
“Okul Kantinleri”nin nasıl açıldığını ve işletildiğini kısaca hatırlayalım. “Okul Kantinleri” ilçe milli eğitim müdürlüğünün başkanlığında oluşturulan bir komisyon tarafından ihale edilip, şartları sağlayan firmalara belli süreler için kiralanıyor. Okul kantinini işleten firma, kantin kirasını okul aile birliğinin hesabına, ill ve ilçe paylarını da ilgili hesaplara yatırıyor. Burası işin genel anlamda maddi kısmı. Okul aile Birliği kantin kirasını kanun ve yönetmelikler çerçevesinde okulun ihtiyaçlarını karşılamak için kullanıyor.
Bu gün okullarımızda ilk paragrafta bahsettiğim gibi okul kooperatifleri yok. Fakat maalesef ilköğretim okulları başta olmak üzere okullarımızın çoğunda (Yeni yapılanlar istisna) müstakil kantinler, kantinler için ayrılmış mekânlar da yok. Bir çok okulumuzda okul bahçesine gelişigüzel kurulmuş prefabrik kantinlerle öğrencilere hizmet verilmeye çalışılıyor. Tabi bir kere baştan düzenli olmayan sistem devamında da bir çok problemi beraberinde getiriyor.
Bu problemlerin başında hijyen geliyor. Son dönemlerde kamuoyunun hassasiyetinden dolayı hijyen olayına okul kantinleri de olabildiğince özen gösteriyor. İşini en iyi şekilde yapan okul kantin işletmecilerini en baştan tebrik ediyorum. Fakat yine de bazı kurumlarda bazı noksanlıklar da görülmüyor değil. Az önce bahsettiğimiz prefabrik okul kantinlerinde azımsanamayacak sayıda öğrenciye hizmet verilmeye çalışılıyor. Büyükşehirlerimizdeki okullarımızda en az mevcutlu okullarımız 1500 öğrenciden az değildir. Düşünün böyle okul kantinleri bu sayıdaki öğrenciye nasıl sağlıklı hizmet verebilir.
Okul kantinlerindeki bir diğer problem, kantinde satılan malların fiyatları ile ilgilidir. Bunları denetleyen devletin kurumları yok mudur; elbette vardır. Yanlız ben şimdi onları sizlere sıralamak istemiyorum. Bir öğrencinin bana aktardıklarını sizlerle paylaşmak istiyorum. “Öğretmenim okul kantininde benim istediğim marka olmadığı hâlde su 50Krş. Ben istediğim veya ailemin önerdiği marka suyu okula çok yakın olan marketten 25 Kuruş’a alabiliyorum. Yine en çok tükettiğimiz simit veya poğaca okul kantininde 75 Krş. Fakat okul yolumun üzerindeki fırında simit de poğaça da 50 Krş. Sandviç ve hamburger tarzı ürünleri ise hiç eklemek istemiyorum.” Öğrencinin düz mantıkla fiyatlar konusundaki görüşü kısaca bu. Serbest ekenomi, beğenmiyorsan alma diyebilir misiniz? Bilmem siz bu değerlendirmeyi nasıl buldunuz?
Kantinlerin denetlenmesi mevzu ise gerçekten başlı başına bir problem olarak karşımızda durmaktadır. Her okulda, öğretmenler kurulunda belirlenen bir kantin denetleme ekibi kurulur. Bu kurul zaman zaman okul kantinini denetler. Yapılan denetimler sonucu oluşan noksanlıklar kantin işletmecisine iletilir, düzeltilmesi temenni edilir. Kantin görevlileri de hiçbir zaman bu eksiklileri “Düzeltmem, düzeltmeyeceğim.” demez. Fakat maalesef bu kurulun çok büyük yaptırımları olduğu da söylenemez. Çünkü okul kantinleri maalesef okullarımızın neredeyse tek gelir kaynağıdır desek yanılmış olmayız.
Okul Kantinleri de bu ülkedeki diğer işletmeler gibi kanun ve yönetmeliklere göre kurulup işletilir. Fakat maalesef biraz vatandaşın gözünden uzak kaldığı için diğer denetim görevlilerinin gözünden de uzak kalmaktadır. Çok büyük şikâyetler olmadığı sürece, kantin çalışanları rutin sağlık ve vergi ile ilgili işlemlerini düzenli yaptıkları için denetimden geçmezler. İlgili kurumlar okul kantinlerini belli aralıklarla denetlemeli hijyen, gıda güvenliği, kantin olmaya elverişli alan olup olmadığı konularında gerekli raporlar düzenlenip eksiklikler bir an önce giderilmelidir.
Burada en büyük görev nihai tüketici öğrencilere ve bu öğrencilerin velilerine düşmektedir. Öğrenciler ve veliler okul kantinlerinde gördükleri eksiklikleri ilgili gıda sağlığı, belediye denetim elemanları, tüketiciler birliği gibi resmi veya sivil kuruluşlara bildirmeli çözüm üretilmesine yardımcı olmalıdır.
Amaç okul kantinlerinin gerçekten okul kantini olmasıdır. Çünkü öğrencilerimiz genellikle okuldaki zamanlarında okul dışına çıkamamakta, neredeyse tüm yiyecek içecek ihtiyaçlarını okul kantinlerinden karşılamak zorunda kalmaktadır. Ayrıca öğrencilerin dinlenme vakitlerinin büyük kısmı da kantinlerde geçmektedir. Okul hatıralarında kantinlerin de vazgeçilmez bir yeri olduğu muhakkaktır. Bu nedenle de bu mekanların en güzel şekilde hazırlanması ve işletilmesi gerekmektedir. (15.04.2013)