Memur Haber Mobil Uygulama
Memur Haber mobil uygulamasını denediniz mi?
Memur Haber mobil uygulamasını denediniz mi?
28 Şubat 2013 Perşembe. Dün eğitim camiasında en çok tıklanan gazete internet sitelerinin başında Resmi Gazete gelir. Çünkü MEB 28573 sayılı kararla Yönetici Atama Yönetmeliği’ni yayınladı. MEB uzun süredir merakla beklenen bu yönetmeliği yayınlamakla deyim yerinde ise âdeta “Fincancı Katırları”nı ürküttü. İlk tepkiler sosyal medyadan, twitterdan yükselmeye başladı. En çok revaçta olan twit de “Yönetici atamaya 28 Şubat darbesi.” idi. Takip edebildiğim kadarı ile bir çok kullanıcı tarafından retweet(Başka birisinin twit’ini kendi twiter sayfanızda yayınlamak.)lendi.
Eğitim sendikalarının değerlendirmesi de şöyle idi.
Türk-Eğitim Sen “Yönetici Atama Yönetmeliği ile İlgili Değerlendirmelerimiz” başlığı altında bir değerlendirme yaptı. “Yönetmelik baştan sona sıkıntılı ve yıllardır verilen mücadelelerin geriye ket vurulmasından öteye gitmeyecek derecede içi boş bir yönetmeliktir.” İlk paragraftaki bu cümle Türk-Eğitim Sen’in bu yönetmeliği beğenmediğini ifade ediyor. Türk-Eğitim Sen yazının devamında yönetmeliğin sakıncalı gördükleri taraflarını teker teker açıklıyor. Yazının son paragrafında da “Bu konular hakkında Danıştay nezdinde sendikamızca dava açılacaktır.” deniliyor.
Eğitim-İş Sendikası da “Ben İstediğimi Yönetici Yaparım” başlığı ile sendikanın internet sitesinde “Merkez Yönetim Kurulu” imzası ile yönetici atama yönetmeliğini tasvip etmediklerini ifade eden bir değerlendirme yazısı yayınladı. Değerlendirmenin son cümlesi “Söz konusu yandaş atama yönetmeliğini en kısa zamanda yargıya taşıyacağız.” şeklinde nihayete eriyor.
Bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde Eğitim-Sen’den aleyhte veya lehte bir açıklama daha yapılmamıştı. Son kez internet sitelerine baktığımda hâlâ bir açıklama yapılmadığı görülmekte idi.
Gelelim herkes tarafından “yandaş” olarak tanımlanan Eğitim-Bir Sendika’sının açıklamasına. Tüm bu tepkilere bakarak Eğitim-Bir Sen’in yönetici atama yönetmeliğini destekleyeceği fikrinin bizlerde oluşması beklenir. Fakat Eğitim-Bir Sen’in internet sitesine baktığımızda da “MEB Yönetici Atamada Çıkmaz Sokağa Girmiştir.” başlığı altında bir değerlendirme yazısı görüyoruz. Değerlendirme yazısının ilk bölümünde “Yeni yönetmelik çözüme değil, yeni sorunlara kapı aralayacaktır.” açıklaması yer alıyor. Yazının devamında yönetici atama yönetmeliğindeki aksaklıklar ve eksiklikler birer birer sıralanıyor. Değerlendirme yazısının son bölümü şu şekilde sona eriyor. “Yeni yönetmelikte eksik düzenlemeler, çelişkili durumlar olduğu için, bu durum ilerde mağduriyetlere de sebep olacaktır. Oluşan hukuki boşluklar, hak kayıpları ve ihlalleri, eksik ve çelişkili düzenlemeler nedeniyle ortaya çıkan kaos, mahkeme kapısını işaret etmektedir. Eğitim-Bir-Sen olarak, bu yönetmeliği tüm boyutları ile değerlendirerek, Bakanlık yanlışından dönünceye kadar, hukuki ve yasal haklarımız da dâhil olmak üzere itirazımızı ve tepkimizi sürdüreceğiz.”
Görünen o ki; hiçbir konuda fikir birliğine ulaşamayan eğitim sendikaları yeni yayınlanan “Yönetici Atama Yönetmeliği”nin yetersiz olduğu konusunda hemfikir. Eğitim iş kolunun önde gelen sendikalarının üçü de yönetmeliği yargıya taşıyacaklarını ifade ediyor. Aklın yolu birdir; bir hata var ise hatadan dönmek de bir erdemdir. Yetkililer de bu tepkilere duyarsız kalmayacaktır.
Yazımı yazmak için masaya oturduğumda “Yönetici Atama Yönetmeliği”ni tüm yönleri ile olumlu ve olumsuz olarak değerlendirmeyi düşünüyordum. Fakat klavyemin tuşları yazımı farklı bir maceraya sürükledi. Yine de yazımın son bölümünde, herkesin karşı çıktığı “Sözlü sınav” veya “Mülâkat”; adına ne derseniz deyin bu değerlendirmeye bir de şu açıdan bakmanızı istiyorum. Aslında “Sözlü Sınav veya mülâkat” hiç de gereksiz değil. Atamanın olmazsa olmaz kriterlerinden biri olmalıdır. Büyükşehirlerde en az öğrencisi olan okul 1000 kişi civarındadır. Ortalama her aileyi dört kişi olarak kabul edersek, bir okul müdürü 4000 kişiye liderlik eden kişidir. Okul müdürlerimizin bir çoğunu tenzih ederiz; fakat sınav puanına göre atanan bir çok okul müdürü küçük bir topluluk karşısına çıkıp liderliği bırakın, ufak bir konuşma yapmaktan bile çekinmektedir. Makamlarına çekilip sırça köşklerden başta okulun öğretmenleri olmak üzere, öğrenci, veli tüm paydaşları huzursuz ve de sonuçta mutsuz edebilmektedir. Burada objektif bir komisyon karşısında okul müdürünün vizyon, misyon ve temsil kabiliyetinin “Sözlü sınav veya mülâkat”la belirlenmesi eleştirmenin ötesinde memnuniyetle kabul edilmelidir. (01.03.2013)