Toplu taşıma araçlarında nezaket...

Her gün yeni yollar, köprüler, geçitler yapılmasına rağmen araç sayısı da artması sebebi ile büyükşehirlerdeki yeni yapılanmalar, trafik problemime çözüm getirmede yetersiz kalmaktadır.

Ekrem Aytar ekremaytar@internethaber.com

Büyükşehirlerde ulaşım problemleri maalesef günden güne kartopu gibi büyüyerek devam ediyor. Her gün yeni yollar, köprüler, geçitler… yapılmasına rağmen araç sayısı da artması sebebi ile büyükşehirlerdeki yeni yapılanmalar, trafik problemime çözüm getirmede yetersiz kalmaktadır. Bugünkü yazı konumuzda büyükşehirlerdeki trafik problemine çözüm getirme gibi bir niyetimiz yok.

Yazımızın trafik ile ilgisi; geçtiğimiz günlerde resmi makamlara gelen şikayetler üzerine yetkililerin, okullarımızdaki öğrencilere bilinçlendirme sağlanması husussundaki bir temennileri. Gelen şikâyetler ve çözüm önerisi ne mi? Şikâyetler, “Toplu ulaşım araçlarında bedensel engellilere, yaşlılara, çocuklu ve hamile bayanlara öğrenciler tarafından yer verilmediği.” konusunda. Yetkililerin çözüm önerisi de, “Konunun her kademedeki resmi/özel okul müdürlüklerine duyurularak, öğretmenler tarafından öğrencilerin bilinçlendirilmesinin sağlanması.” hususunda.

Gözümün önüne hemen, İstanbul’da her sabah ve akşam şahit olduğum toplu ulaşım araçlarının durumu geldi. İnsanlar sabah çalıştıkları iş yerine zamanında ulaşabilmek için belediye otobüslerini, tramvayları, metrobüsleri, dolmuşları… haddinin çok fazla üzerinde kapasite ile doldurmaktalar. Otobüs durağında beklerken bir, iki, üç… otobüs kalabalık diye binmediğiniz zaman zamanında iş yerine yetişme şansınız olmadığını deneyimlerim sonucu bilmekteyim. Akşam iş çıkışlarında da durum farklı değil.

Otobüs durağında beklerken bir, iki, üç… otobüs kalabalık diye binmediğiniz zaman zamanında iş yerine yetişme şansınız olmadığını deneyimlerim sonucu bilmekteyim.

Özellikle akşam iş çıkışı toplu taşıma aracında şanslı kişiler ilk duraktan bindiklerinde oturma şansı yakalarlar. Oturan kişi de her daim nerede ise akıllı cep telefonunun kulaklıklarını takıp, uyuma moduna geçmektedir. Artık o oturan kişinin başına yaşlı, çocuklu, bedensel engelli … kim gelirse gelsin dünya ile irtibatı kesildiği için ister bilinçli deyin ister bilinçsiz dünya ile irtibatı olmadığı için bir tepki ve dahi yer verme eyleminde bulunmayacaktır.
O zaman okullarımızdaki öğrencilerimize, güzel hasletlerimizden olan yaşlılara, çocuklulara, bedensel engellilere yer verme nezaketini öğretmeyelim mi? Tabii ki öğretelim. Fakat özellikle sabah iş saatlerinde ve akşam iş çıkışlarında yaşlı, engelli, çocuklu… kişiler de biraz daha dikkatli olmalı ve çok zorunlu değilse toplu taşıma araçlarını kullanmamalıdır. İş ve işlemlerini günün daha rahat saatlerinde halletmelidir.

Fakat özellikle sabah iş saatlerinde ve akşam iş çıkışlarında yaşlı, engelli, çocuklu… kişiler de biraz daha dikkatli olmalı ve çok zorunlu değilse toplu taşıma araçlarını kullanmamalıdır. İş ve işlemlerini günün daha rahat saatlerinde halletmelidir.

Yine toplu taşıma araçlarından sorumlu yetkililer de bu yoğun saatler için çözüm üretme yoluna gitmelidirler. Hoş özellikle son yıllarda İstanbul şehir trafiğine ne büyük çözüm olarak görülen metro ağını geliştirme ve yaygınlaştırma yönünde büyük adımlar atmış durumda. İstanbul Büyükşehir Belediyesi “Her yerde metro, her yere metro” sloganı ile metro ile trafik sorununu çözmeye yönelik çalışmalar yapmaktadır. Şu an İstanbul’un altı adeta birer köstebek yuvası gibi delinmekte, her yere metro çalışmaları devam etmektedir. Çalışmalar tamamlandığında inşaallah, bu trafik sorunlarını daha az konuşacak; toplu taşıma araçlarında insanımız da daha nezaketli davranışlarda bulunacaktır.

Ey okur; siz siz olun hangi yaşta olursanız olun, toplu taşıma araçlarında yaşlı genç, çocuklu hasta, bitkin… sizden daha zor durumda olan oturma ihtiyacı olan kişilere yer verme nezaketinde bulunun. Umulur ki sizin de ihtiyacınız olduğunda aynı nezaketi size de gösterecek milletimizin bir ferdi bulunacaktır. Kalın sağlıcakla. (17.2.2016)
www.facebook.com/ekrem.aytar.9