Memur Haber Mobil Uygulama
Memur Haber mobil uygulamasını denediniz mi?
Memur Haber mobil uygulamasını denediniz mi?
Basında hemen hemen her gün okullarla ilgili sorunları dile getiren bir çok haberle karşılaşmaktayız. Bu haberlere baktığımızda sorunların genelinin yönetim kaynaklı olduğu görülmektedir. “A okulunun temizliği yapılamamakta”, “B okulunun kaloriferleri yanmıyor”, “C okulunda sıra olmadığı için çocuklar sıralara dörderli oturuyor”, “D okulunun kırılan camları yerine takılamıyor”… basın yayın organlarına yansıyan bu ve benzeri haberlerin genelinin işletme yönetiminin eksikliğinden kaynaklandığı görülmektedir. Eğitim-öğretim ile ilgili eksiklikler hemen ortaya çıkmadığından, daha uzun vadeli problemlerden olduğu için ilk anda ön plâna çıkmamaktadır.
Okullardaki “eğitim yöneticilerinin” de en çok yakındığı sorunlar, okulun işletmesi ile ilgili problemlerdir. Bu gün herhangi bir okula gittiğinizde okulun eğitim yöneticisine “Okulunuzun en büyük problemi nedir?” diye bir soru yönelttiğinizde alacağınız cevap üç aşağı beş yukarı şöyle olacaktır. “En büyük sorunumuz okulumuzun temizliğidir. Ücretli temizlik personeli çalıştırmak okulumuzun mali dengesini alt üst etmektedir.” Alacağınız cevap belki bir başka okulda birinci paragrafta saydığımız sorunlardan bazılarının birinci veya ikinci önceliği alması şeklinde olabilir. Maalesef okullarımızdaki eğitim yöneticileri (hepsi de öğretmen kökenli olmalarına rağmen) eğitim konuları ile ilgilenmek yerine bu veya buna benzer işletme problemleri ile ilgilenmek zorunda kalmaktadırlar.
Milli Eğitim Bakanlığı, tüm okullara olmasa bile nasıl ki belli öğrenci sayısına ulaşan okullara bir müdür başyardımcısı atıyor ise; 1000 öğrenciyi geçen okullara da bir “işletme müdürü” atamalıdır. Bu işletme müdürü okulun her türlü mali hizmetlerinden, ücretli personel alımından, kırılan dökülen malzemelerinin yenilenmesinden, okulun her türlü ihtiyaçlarının temin edilmesi gibi iş ve işlemlerden sorumlu olmalıdır.
Okullarda bir de eğitim öğretim işlerinden sorumlu eğitim yöneticisi bulunmalıdır. Bu eğitim yöneticisi de öğretmenlerle birlikte okulun, öğrencilerin eğitim ve öğretimlerinden sorumlu olmalıdır. Okuldaki her bir öğrencinin eğitim öğretim süreci eğitim yöneticisi liderliğinde tek tek ele alınmalıdır. Okuldaki eğitim seviyesinin ve kalitesinin yükseltilmesi, eğitim yöneticisinin tek işi olmalıdır. Böyle bir uygulama başlatıldığında, öncelikle okullarımızdan başlamak üzere, ülkemizdeki eğitim kalitesinin artmaması için hiçbir engel olmadığı görülecektir.
Buraya kadar yazımı sabırla okuyanlardan itirazların yükseldiğini duyar gibiyim. Evet haklısınız, Milli Eğitim Bakanlığı maalesef bugün okullara atanacak eğitim yöneticilerinin atama yönetmeliğini dahi tam anlamıyla her kesimin kabul edeceği bir düzeye getirememiştir. Bugün okullarımızda görev yapan eğitim yöneticilerinin kadroları hâlen “öğretmen” olarak görülmektedir. Bir eğitim yöneticisi çalıştığı ilden farklı bir ile tayin istemeye kalktığında “eğitim yöneticisi” olarak değil, öğretmen olarak tayin isteyebilmektedir. Eğitim yöneticileri, yöneticilik görevlerini yönetmeliklerde yazıldığı gibi öğretmenlik görevine ek bir görev olarak yürütmektedir.
İşte okullara bir “işletme müdürü” atanması gündeme geldiğinde bununla birlikte bir de “eğitim yöneticisi” atanması gerekliliği tekrar düzenlenmeli, her iki yönetim kademesinin görev ve sorumlulukları çok iyi tahlil edilerek belirlenmelidir. Bu yöneticilik görevine atanacakların kadroları da; kanun ve yönetmeliklerle yönetici kadrosuna dahil edilmelidir.
Bizim bu yazıdaki amacımız “üzüm yemek”; yoksa hiç kimse “bağcıyı dövmek” gibi bir düşüncemizin olduğu fikrine kapılmamalıdır. Bu gün okullarımızda var olan sorunların çözümüne “işletme müdürü” bir çözüm olacaksa; bu konu ilgili komisyonlarda konuşulmalı, tartışılmalı ve hazırlanan kanun veya yönetmelik çerçevesinde en kısa sürede hayata geçirilmelidir.
***
2013 Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS) İlkbahar Dönemi 7 Nisan 2013 Pazar günü yapılacaktır. Onlar için son bir uyarı hatırlatmamız olsun; Sınava Giriş Belgesi’ni (renkli ya da siyah-beyaz) yanında bulundurmayan adaylar sınava alınmayacaktır. Adayların sınava girebilmeleri için 2013-YDS İlkbahar Dönemi Sınava Giriş Belgesi’nden başka fotoğraflı ve onaylı özel kimlik belgelerini de yanlarında bulundurmaları zorunludur. Nüfus cüzdanı, pasaport, zorunlu askerlik görevini ifa eden er/erbaşlar ile askerî öğrenciler için askerî kimlik belgesi (Bu özel durum, muvazzaf askerler için geçerli değildir.), Türk vatandaşlığından izin ile ayrılanlar ve bunların kanuni mirasçılarına ait Pembe/Mavi Kartlar özel kimlik belgesi olarak kabul edilir. Bunların dışındaki, sürücü belgesi, meslek kimlik kartları vb. diğer tüm belgeler sınava giriş için geçerli belgeler sayılmayacaktır. Nüfus cüzdanında soğuk damga basılı olmalı, adayın güncel bir fotoğrafı ve T.C. Kimlik Numarası bulunmalı, pasaportun süresi geçerli olmalıdır. Üzerinde soğuk damga, güncel bir fotoğraf veya T.C. Kimlik Numarası bulunmayan nüfus cüzdanları ile geçerlilik süresi bitmiş pasaport kabul edilmeyecektir. Bu belgelerini eksiksiz olarak yanında bulundurmayan bir aday, mazereti ne olursa olsun, sınava alınmayacaktır; sınava alınsa bile sınavı geçersiz sayılacaktır.
YDS sınavına girecek tüm aday arkadaşlara şimdiden başarılar dilerim. (05.04.2013)