Öğretmen açığı varken beyefendiler polis alıyor!
Stadyumlar ve okullardan özel güvenliğin çekilerek yerlerine 10 bin koruma memurunun kamuda istihdam edilmesi kararına muhalefet partilerinden çarpıcı tepkiler geldi...
İçişleri Bakanı Muammer Güler'in özel güvenlik sektörünü derinden etkileyen açıklamaları siyaset dünyasında çarpıcı bir polemiğe sahne oluyor. Stadyum ve okullarda özel güvenlik elemanlarının çekileceğini açıklayan Bakan Güler, 10 bin koruma memuru alacaklarını duyurmuştu.
25 BİN ÖZEL GÜVENLİKÇİ İŞSİZ KALACAK!
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, koruma memuru alımını eleştirdiği açıklamasınıda, bu kararı ülkenin "polis devleti"ne sürüklendiğinin bir işareti olarak değerlendirdi. BDP lideri Selahattin Demirtaş ise 100 bin öğretmen açığı varken 10 bin koruma memuru almanın yanlış olduğunu kaydetti.
"BUNUN ADI POLİS DEVLETİ"
Kılıçdaroğlu, "Polis devleti olmaya doğru Türkiye hızla ilerliyor. Üniversite öğrencilerini, akademisyenleri hapse atarsanız bunun adı polis devleti. Vatandaşların telefonunu dinleyip işlem yaparsanız bunun adı da polis devleti" dedi.
100 BİN ÖĞRETMEN AÇIĞI VAR BEYEFENDİLER 10 BİN POLİS KORUMA MEMURU ALIYOR
Hükümetin kararını eleştiren bir diğer muhalefet lideri olan Selahattin Demirtaş ise öğretmen açığına vurgu yaptı.
“Üniversitelerde sorun öğrenci değil rektörlüklerdir, üniversite yönetimidir. Onları değiştirin bu kadar güvenlik önlemi almaya da gerek yok kendi öğrencisini polise ihbar eden dövdüren üniversite yönetimleri ile uğraşın. Bu kadar öğretmen, doktor açığı var beyefendiler koruma memuru alacakmış. İçişleri Bakanı’na güvenlikte çare aramak yerine rektörlükte çareyi aramasını, bu baskıcı yönetimleri değiştirmesini tavsiye ediyorum”
İÇİŞLERİ BAKANI'NDAN ELEŞTİRİLERE YANIT
İçişleri Bakanı Muammer Güler, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 10 bin koruma alınmasını ‘bunun adı polis devleti’ olarak değerlendirmesine tepki gösterdi. Polis teşkilatının zaten olduğunu aktaran Güler, “Polis devleti kurmak gibi bir iddiayı da asla kabul etmek mümkün değildir. Çünkü bu tür güvenlik teşkilatlarının kaynağı anayasadır, kanunlardır; yetkileri, görevleri, sorumlulukları kanunlarla çizilmiştir. Kanunlarla öngörülen makamların da denetimi altında onların gösterdiği sınırlar içerisinde görevlerini yaparlar.” dedi.