BIST 10.857
DOLAR 42,41
EURO 49,18
ALTIN 5.639,18
YAZARLAR

Memurların yeni anayasadan beklentileri

Memurların yeni anayasadan beklentileri tam olarak ifade edilemiyor.. Memurlar ve diğer çalışanlar, bu konuda daha somut önerilerle kamuoyunu bilgilendirmelidir.

Hacı Sarı
Hacı Sarı[email protected]

Anayasalar milletlerin birlikte yaşama iradesinin ve tüm ülkenin beraberliğinin en önemli belgesidir. Tüm farklılıklara, azınlıklara, her görüş ve inançtan insana ortalama bir hayat vaat etmenin, bu şartları güvence altına almanın diğer adıdır anayasalar.

Yıllardır, ülkemde bir anayasa tartışmasıdır gitmektedir. Osmanlı devleti zamanından beri anayasa çalışmaları hep sancılı geçmiştir. Birinci ve ikinci meşrutiyet, anayasa anlamında devrin şartlarına göre yazılmış anayasalardır. Cumhuriyet kurulduktan sonra da yine şartların önemine binaen devleti önceleyen anayasalar yapılmıştır.

"LEŞ KARGALARI..."

Elbette yeni kurulan bir devlette, leş kargalarının acımasız ve haksız saldırıları karşısında devletin öncelenmesi anlaşılabilir. Bu şartların değişmesi, zihinlerin de değişmesini gerektirir; fakat ülkemizde anayasa çalışmaları sivil bir bakışla ele alınamamıştır ve alınamamaktadır. Esasında sivil ve demokratik bir anayasa toplumun tüm kesimleri için büyük önem arz etmektedir.

Öncelikle ülkemizin ortak vatandaşlık duygularını pekiştirecek ve insanların tüm farklılıklarına rağmen Türkiye vatandaşlığını özendirecek bir üst kimlik oluşturmalıdır yeni anayasa. Kimse hangi ırktan, hangi ana babada, hangi bölgede doğacağına kendisi karar vermemiştir. Bu noktada ilahi kudretin kulli iradesi tek belirleyicidir. İnsanın kendisinin seçmediği bir konuda övülmesi veya yerilmesi gereksiz ve ilke bir tutum alacaktır.

"İPE UN SERMEK..."

Acaba Evren paşalara mı ihtiyaç vardır ülkenin uzlaşma ve birlikte yaşama metnini hazırlamak için?

Ülkemiz, Osmanlı bakiyesi bir ülkedir ve farklılıkları bünyesinde barındırmaktadır. Balkanlardan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya kadar her bölge insanı, Türkiye’de bir olmuş ve barışın yaşayan örneklerini teşkil etmişlerdir. Hal böyle iken neden tüm tarafların memnun olacağı bir anayasa yapılamamaktadır? Acaba halk mı istememekte yeni ve demokratik bir anayasayı yoksa anayasa yapmakla görevlendirilen vekiller mi ipe un sermektedir?

Anadolu’nu her tarafında hatta tüm Türkiye genelinde halkın bu konuda çok daha makul ve anlaşılabilir bir olgunluk seviyesine ulaştığı söylenebilir. Sokaklar, şimdiden büyük oranda yeni ve demokratik bir anayasa konusunda ittifak etmektedir. Esasında halk arasında yaşam tarzları ve inanç çeşitleri açısından ileri seviyede bir hoşgörü ve anlayış da oluşmuştur. Bu durum hem büyük şehirlerde hem de Anadolu’nun her köşesinde böyledir. İstisnai bazı olayları vakayı adiyeden kabul etmek gerekmektedir.

"EVREN PAŞALARA MI İHTİYAÇ VARDIR..."

O halde problem, halkın bu anlayışı ve ferasetini iyi anlayamayan ve kullanamayan zat-ı muhteremlerdedir. İlla bir darbe sonucu anayasa yapabilen bir millet gibi algılanmak ya da itham edilmek çok acı bir durumdur. Memurların yeni anayasadan beklentileri tam olarak ifade edilemiyor kanaatindeyiz. Memurlar ve diğer çalışanlar, bu konuda daha somut önerilerle kamuoyunu bilgilendirmelidir. Memur ve işçi sendikaları ideolojik yaklaşımların ötesinde insan ve çalışan merkezli bir bakış ortaya koymalıdır. Acaba Evren paşalara mı ihtiyaç vardır ülkenin uzlaşma ve birlikte yaşama metnini hazırlamak için?

Memurların yeni anayasadan beklentileri tam olarak ifade edilemiyor kanaatindeyiz. Memurlar ve diğer çalışanlar, bu konuda daha somut önerilerle kamuoyunu bilgilendirmelidir. Memur ve işçi sendikaları ideolojik yaklaşımların ötesinde insan ve çalışan merkezli bir bakış ortaya koymalıdır. Öncelikle memurlar, sağlıklı bir iş güvencesi uygulaması beklemektedir. Amirin ve atamaya yetkili kişilerin inisiyatifine terk edilmiş bir memur anlayışı, artık kabul edilecek bir anlayış değildir.
Özlük ve özgürlük anlamında ülkenin potansiyeli dikkate alınarak kurulacak bir sistem, tüm çalışanların beklentisidir. Ödül, yer değiştirme, kariyer basamakları, akademik ve pedagojik gelişmeye fırsat verme, çalışma süreleri, emeklilik şartları anlamında uygulanabilir bir yaklaşım, her çalışanın beklentisidir.

Memurların yeni anayasadan beklentileri tam olarak ifade edilemiyor kanaatindeyiz. Memurlar ve diğer çalışanlar, bu konuda daha somut önerilerle kamuoyunu bilgilendirmelidir. Memur ve işçi sendikaları ideolojik yaklaşımların ötesinde insan ve çalışan merkezli bir bakış ortaya koymalıdır.

Öyle bir planlama yapılmalı ki, yamalı bohçaya dönmeyen ve istikrarın simgesi olan bir Anayasa ve yasa hatta yönetmelik ve tüzük kültürü ortaya çıksın. Bir kurum, kişilerin adıyla ve yönetim tarzıyla yönetilmemeli, sistemlerin ve kurum kültürünün etkisiyle yönetilmelidir. Bir çalışan amirine göre değil ülkesinin, kurumunun oluşturduğu prensiplere göre kendisini şekillendirmelidir. Atama, yer değiştirme, yükselme ve başka kurumlara geçiş; kişisel başarıya ve üretkenliğe daha fazla önem veren bir yapıya kavuşmalıdır.






Bu yazının tüm hakları Memurhaber.com'e aittir. "www." biçiminde aktif bağlantı kurulabilir, açık kaynak gösterilmek kaydıyla içerik kullanılabilir. Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır.

Yorumlar