Anlaşmalı boşananların maaşı kesilecek mi?
Anlaşmalı boşananların maaşı kesilecek mi?
Okurumuz Nezihe Tataroğlu soruyor: “Bünyamin
bey, üvey kızım kocasından boşanmasına rağmen halen birlikte
yaşıyor. Bu artık serbestmiş diyorlar doğru mu, şikayet etsem maaşı
kesilir mi? Bana bilgi verin lütfen.”
Sayın okurum, babasından, anasından ya da kocasından kalan emekli
maaşını alabilmek için anlaşmalı olarak boşanan kişilerin durumu
gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Son dönemlerde yeni yargı
kararları konuyu tekrardan gündeme taşıdı.
Anlaşmalı olarak boşanan kişileri genelde SGK’ya anne, baba, kardeş gibi yakınları şikayet ediyor. Bunun sonucunda da SGK kişilerin birlikte yaşayıp yaşamadıklarına bakıyor.
Halk arasında “muvazaalı boşanma” olarak da bilinin bu durum sosyal güvenlik hukuku yönünden nasıl değerlendiriliyor, maaşı kesilenlerin durumu ne olacak?
Konuyu ayrıntılı olarak açıklayalım.
Boşandığı Eşiyle Yaşananın Maaşı Kesilir mi?
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ncı maddesi boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayan kişilerin hak sahibi sıfatı ile aldıkları emekli maaşlarının kesileceğini öngörüyor.
Burada önemli olan maaş alabilmek için boşanmış olma niyetinden ziyade, birlikte yaşama olgusunun gerçekleşmesi.
Zira Kanun “fiilen birlikte yaşama”yı maaş kesilecek haller arasında kabul etmekte.
Birlikte yaşama olgusunun kişinin boşandığı eski eşiyle olması gerek. Evli olmadan biriyle yaşamak yada eski nikahlı eşinden başka biriyle imam nikahlı yaşamak ise maaş kesilmeyi gerektiren haller arasında değil.
SGK Anlaşmalı Boşanmaları İnceliyor
Belirttiğimiz üzere anlaşmalı boşananları genelde yakın akrabaları şikayet ediyor. Zira anlaşmalı boşanan kişi, yakın akrabasının maaşının kesilmesine yada azalmasına neden olmakta.
Şikayetler ya SGK’ya verilen dilekçe ile yada ALO 170 yada BİMER hattına yapılan isimsiz ihbarlar ile olmakta.
Bunun sonucunda SGK da konuyu denetime alıyor.
Ev adreslerine giden, çevresel soruşturma yapan SGK Denetmenleri/Müfettişleri kişinin iddia edildiği gibi “eşinden boşandığı halde, boşandığı eşitle fiilen birlikte yaşanıp yaşanmadığının” tespitine çalışıyor.
Bunun için çevresel soruşturma yapılıyor, komşu ve
akrabaların ifadeleri alınıyor, kişilerin ikamet adresleri
inceleniyor. Gerektiğinde faturalara ve bankadaki ortak hesaplara
bakılıyor.
Denetimlerde bakılan şey birlikte yaşamanın fiilen olup olmadığı.
Yani kişilerin ayni haneyi paylaşıp paylaşmadıkları.
“Fiilen birlikte yaşama” ayni yatağı paylaşmak
demek değil, ayni evi paylaşmak demek.
Denetim sonucu birlikte yaşadığı tespit edilenlerin ise maaşı kesiliyor.
Birlikte Yaşama Nasıl Tespit Edilir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 13.03.2013 tarih, 2012/101154 Esas ve 2013/360 Karar sayılı kararında fiilen birlikte yaşam olgusunun kanıtlanması yönünden delillerin toplanması, araştırma ve değerlendirme yapılması gerektiği vurgulanmakta.
Yargıtay özellikle boşanılan eşle kurulan ilişkinin “fiili olarak birlikte yaşama olgusu” kapsamında yer alıp almadığı, ilişkinin niteliği ve başlangıç tarihi açıkça ortaya konulmasını istiyor. Başka bir deyişle ayni evde yaşama şartı aranıyor, eve arada sırada gelip gitmek bir arada yaşama sayılmıyor.
Bu doğrultuda, öncelikle T.C. Anayasası’nın 20.maddesi, 5510 sayılı Kanunun 59 ve 100. maddeleri, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 3, 45 ve 53. maddeleri, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 28 ve 45. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6, 24 ila 33. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2 ve 6. maddeleri ve ilgili diğer mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı; hak sahibi ile boşandığı eşinin yerleşim yerleri, adres değişikliği ve nakilleri tarihleriyle saptanmalı, muhtarlık ve Nüfus Müdürlüğü gibi özel ve kamu kurumlarındaki bilgi ve belgelerden yararlanılmalı, ilgililerin elektrik, su, telefon aboneliklerinin hangi adres ve tarihte kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen bilgi kayıtlarındaki adresler ile mevcut ise 4857 sayılı Kanun gereği ücret ödemelerinin yapılabileceği banka kayıtları sorgulanmalı ve böylelikle boşanılan eşle fiili olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda varılacak sonuca göre karar verilmeli.
Dolandırıcılık Suçu Oluşturur mu?
Yargıtay verdiği başkaca kararlarda ise anlaşmalı boşanma halinin Türk Ceza Kanunu uyarınca suç oluşturmadığı yönünden içtihat belirtmiş durumda.
Daha evvel SGK maaşını kestiği anlaşmalı boşanmalı kişileri kamuyu dolandırmak suçundan dolayı Savcılıklara şikayet ederdi.
Artık SGK kişinin boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı anlaşılsa dahi savcılıklara kişiler ile ilgili “nitelikli dolandırıcılık” duyurusunda bulunmuyor. Yani anlaşmalı boşanma artık cezai açıdan suç olarak değerlendirilmiyor.
Ancak şunun altını çizelim, 5510 sayılı Kanun değişmediği sürece “boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayanın” maaşı kesilmeye devam edilecek. Yani bu durum hukuken ortadan kalkmadı.
Özel Hayatın Mahremiyetini İhlal mi?
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince “boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayanın” maaşı kesilmesi gerektiği hukuki olarak tartışmasız bir durum.
Öyle olsa bile, Kanun gereğince “boşandığı eşiyle birlikte yaşayıp yaşamadığının” soruşturulması, başka bir deyişle Devletin kiminle yaşadığınız, evinize kimin girip çıktığını soruşturması oldukça eleştirilen bir durum.
Birçok hukuk yorumcusu bu durumu özel hayatın mahremiyetinin ihlali olarak görüyor. Anayasaya göre özel hayatın mahremiyetinin dokunulmazlığı var. Paris Şartı’na göre de özel hayatın dokunulmazlığı temel bir insan hakkı ayni zamanda.
Ancak Anayasa Mahkemesi önceki yıllarda verdikleri kararlarda 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin Anayasaya uygun olduğunu hükmetmişti.
Dolayısıyla anlaşmalı boşanmalar sorununun tek çözümü, 5510 sayılı Kanunda yapılacak bir değişiklik ile kimsenin muvazaaya başvurmayacağı bir düzenlemeyi getirmek.
O zamana kadar Devlet yatak odalarımızı gözlemeye devam edecek.
---
Kıssadan Hisse
“Kalbinden gelen sesi dinlemek sana bir şeyin ne
zaman yeterli olduğunu söyleyecektir. Kafanın söylediklerini
duymakla kalbinden gelen mesajı dinlemek arasındaki farkı öğren.
Kafanın konuşması toplumun bir ürünüdür. Kalbin konuşması
sonsuzluktan gelir. ''
— Aborjin atasözü
---
Sorularınız için:
Emeklilik tarihini hesaplatmak
isteyen okurlarımızın T.C. kimlik numarası, SSK sigorta sicil
numarası, Bağ-Kur numarası, ay-gün-yıl olarak doğum tarihi,
askerlik yaptığı ve terhis olduğu tarihleri, askerlik süresini, er
olarak yada yedek subay olarak yaptığını, ilk işe giriş tarihi (ilk
kez sigortalı olarak çalışmaya başlanılan tarih), hizmet dökümü,
doğum borçlanması için çocukların doğum tarihlerini, özürlü ise
özürlülük rapor oranını, vergi indirimi yazısı alıp almadığı
bilgilerinin tümünü eksiksiz göndermeleri gerekmektedir. Tarihlerin
ay, yıl ve gün şeklinde gönderilmesi gerekir.
Yazarın tüm yazıları
için: