Yeni atanacak öğretmenler ve öğretmen yetiştirme politikamız

MEB’in www.ilkatama.meb.dov.tr adresinden edindiğimiz bilgiye göre 36 bin 512 öğretmen kadrosu için 161 bin 975 öğretmen adayı müracaat etmiş.

Ekrem Aytar ekremaytar@internethaber.com

MEB 36 bin 512 öğretmen kadrosu için aldığı başvuruların atma sonuçlarını 15 Eylül 2015 tarihinde açıklayacak. Yarın şu an MEB’e bağlı kurumlarda görevde olan 850 bin 960 öğretmen kadrosuna bu kadar daha öğretmen eklenecek. Bu arada anti parantez MEB’in  adresinden edindiğimiz bilgiye göre 36 bin 512 öğretmen kadrosu için 161 bin 975 öğretmen adayı müracaat etmiş. Atama sonuçları açıklandığında 36 bin 512 kişi ve yakınları sevinecek. Fakat bunun yanında atanamayan 125 bin 463 kişi ve yakınları ise maalesef üzülecek.

Şu an ülkemizde öğretmen yetiştirmeye yönelik üniversitelerimizde, 75 eğitim fakültesi mevcut. Bunun yanında fen-edebiyat fakülteleri, ilahiyat fakülteleri, güzel sanatlar fakülteleri, beden eğitimi spor yüksekokulları, konsevatuarlar, iletişim fakültelerinin de öğretmen yetiştirdiğini göz önüne alırsak; öğretmen olmak üzere üniversite okuyan öğrenci sayımızın 1 milyona yakın olduğu söyleyebiliriz.

Buradan ilk paragrafta bahsettiğimiz bu atama döneminde atanamayıp atama bekleyen 125 bin öğretmen adayı sayısının zaman içerisinde atanıp eriyeceğini beklememiz hayal gibi görünüyor. Çünkü bu sayı arkadan gelen öğrenci sayılarından da anlaşılacağı üzere, bir kar topu gibi günden güne büyümektedir.

Yukarıdaki tabloda görülen probleme çözüm olarak ilk akla gelen; öğretmen atamalarının sadece eğitim fakültesi çıkışlı olan kişilerden yapılmasıdır. Dışarıdan öğretmenlik formasyonu alarak öğretmen olabilme imkânını alan diğer fakülteler planlamayı çok farklı boyutlara getirmektedir. Problem tek boyutlu olmadığı için çözüm de tek boyutlu değil; çok boyutlu olarak düşünülmeli ve çözümler üretilmelidir.

Öğretmen atama probleminin görünen yüzü; aysbergin su yüzünde görünen çok küçük bir kısmıdır. Aysbergin asıl görünmeyen büyük kısmı su altındadır. Yani yetiştirilen öğretmenin kalitesi. Maalesef eğitim tarihimize baktığımızda çok köklü bir öğretmen yetiştirme politikamız olmadığını gözlemlemekteyiz.

Türk Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlüğünde öğretmen; “Mesleği bilgi öğretmek olan kimse, hoca, muallim, muallime” olarak tanımlanmaktadır. Bize göre ise öğretmen tek kelime ile tanımlanacak olursa “entelektüel”dir; demekle yetiniriz. Hepimizin bildiği Çin atasözü; “Planınız bir yıl ise pirinç ekin, on yıl ise ağaç dikin; eğer yüz yıl ise insanları eğitin.” der. İnsanları eğitmenin temeli de bu insanları yetiştirecek öğretmenleri donanımlı bir şekilde, entelektüel olarak yetiştirmekten geçmektedir.

Hariçten gazel okumak hepimize güzel görünebilir; diyebilirsiniz. Fakat görünen gerçekler de çok farklı açıklamalar gerektirecek karmaşık bir yapıda değil gibi görünüyor. Öğretmeni kaliteli şekilde yetiştirdiğimizde, eğitimin bir çok problemi kendiliğinden çözüme kavuşacaktır. Bunun için de acilen köklü ve sürekliliği olan bir öğretmen yetiştirme politikası geliştirilmelidir. Günlük politikalara fazla önem vermeden uzun soluklu bir çözüm üretilmelidir.

Yoksa her yıl yeni atama ile alınan 40 bin civarındaki büyük öğretmen sayısına rağmen mezun olan öğretmen adaylarının dertlerine bir nebze de olsa çare bulmuş olamayacağız. Çünkü atanamayan öğretmenler günden güne çok daha fazla bir şekilde bu ülkenin gündemine problem olarak gelmeye devam edecektir.

Bir de atanan bu öğretmenlerin istenen seviyede verim verip veremediklerini düşünürsek; asıl problemle karşı karşıya geliriz.  

Öğretmen yetiştirme politikasını belirlemiş, eğitimin problemlerini çözmüş olduğumuz günlere doğru hızla ilerlediğimizi görme dileklerimle kalın sağlıcakla. (14.9.2015)