Ombudsman'a biber gazı yiyen de başvurabilir!
Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu "Biber gazıyla başı yarılan vatandaş bize gelebilecek.” dedi.
Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, gazete ve televizyonların temsilcilerine kurumun faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Şu ana kadar kendilerine 2 bin 72 başvurunun yapıldığını açıklayan Ömeroğlu, “Tatbikatta TSK'dan kaynaklanan haksız bir eylem olursa bu benim alanıma girer. İşkence, atış yerinde bir bombanın patlaması bizim alanımızda. Biber gazıyla başı yarılan vatandaş bize gelebilecek.” dedi.
Kamu Başdenetçisi, Taksim Gezi Parkı'nda yaşananlarla ilgili olarak da “Olaylar adliyeye intikal etmemişse, orada yapılan bir idari eylem ve işlem, bizim yetki alanımız içinde kalabilir." ifadesini kullandı.
Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, medya temsilcileriyle Meclis Bahçe Restoran’da bir araya geldi. Kamu denetçiliğinin temel hedefini ‘iyi yönetişim, bireyin devlet karşısındaki haklarını savunmak’ olarak özetleyen Ömeroğlu, “Ancak bu devlet düşmanı olarak algılanmasın. Bizim görevimiz, klasik anlamda vatandaşın şikayetini almak ve ilgili kuruma göndermek şeklinde olmayacak. Ombudsman, bireyle idare arasında arabuluculuk görevi yapacak. Amacımız iki taraf için de kazan kazan politikasıdır.” dedi. Ömeroğlu, “Taksim Gezi Parkı görev alanınıza girer mi?” sorusu üzerine de, “Oradaki olaylar eğer adliyeye intikal etmemişse, soruşturma ve kovuşturma yoksa, orada yapılan bir idari eylem ve işlem bizim kurumumuzun yetki alanı içinde kalabilir.” ifadesini kullandı.
Nihat Ömeroğlu, “Alevi bir vatandaşın, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün ismi ile ilgili olarak yapacağı bir başvuru olması durumunda ne yapacaklarının” sorulması üzerine de şöyle konuştu: “Bir Alevi vatandaşımız, ‘Siz bu köprüye isim verdiniz, ben bu isimden rahatsız oldum, değiştirin.’ dedi, idare de ‘Ben değiştirmiyorum.’ dedi. Vatandaş ‘Ben bunun Kamu Denetçiliği Kurumu’nda da incelenmesi istiyorum.’ diyerek bize gelebilir. Biz, orada doğru olan neyse onu yaparız; ya reddederiz ya da ‘Bu hassas bir konudur.’ da diyebiliriz.” Ardından kurumun yetki alanıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ömeroğlu, “Gelecekte Meclis’in alacağı bir savaş kararına, TSK’nın sırf askeri nitelikteki işlerine karışamam. Ancak tatbikatta TSK’dan kaynaklanan haksız bir eylem olursa bu benim alanıma girer. İşkence, atış yerinde bir bombanın patlaması bizim alanımızda. Biber gazıyla başı yarılan vatandaş bize gelebilecek.” ifadelerini kullandı.
Başörtüsü, din ve vicdan özgürlüğü konusunda henüz gelen bir başvuru olmadığını da ifade eden Kamu Başdenetçisi, bu konu hakkında altyapılarını hazırladıklarını, gerek ulusal gerekse uluslararası mevzuata göre önlerine gelecek sorunu çözmeye çalışacaklarını dile getirdi. “Alkol yasağı ile ilgili bir başvuru yapılması durumunda ne yapacaklarının” sorulması üzerine de bunun siyasi bir konu olduğunu, bu yasayla ilgili bir değerlendirme yapamayacağını kaydetti.
Nihat Ömeroğlu, AB’nin kendilerini yakından takip ettiğine de temas etti. Strasbourg, Lüksemburg ve Belçika’da çok önemli isimlerle görüştüğünü vurgulayarak, “Gelecekte bizim verdiğimiz raporlar ve kararlar, belki Türkiye’den ziyade AB’de daha dikkatlice izlenecektir. Eğer TBMM bizim raporlarımızın arkasında durmazsa; biz otururuz, ‘yazın raporunuzu’ deriz, maaşımızı alırız, gezeriz tozarız, böyle olur. Bizim etkinliğimiz kamuoyundan ve Meclis’ten geliyor.” diye konuştu.
Kurumun tanınmasının ardından kendilerine yapılacak başvuru sayısının artmasını beklediklerini de ifade eden Ömeroğlu, şu ana kadar 2 bin 72 başvurunun yapıldığını açıkladı. Buna göre en çok şikâyet konusu 411 şikâyetle ‘Kamu Personel Rejimi’ (devlet memurlarıyla ilgili) alanında olurken, 292 şikâyetle ekonomi, maliye ve vergi ikinci sırada yer aldı. Çalışma ve sosyal güvenlik konusunda 276 şikâyet gelirken, eğitim, öğretim, gençlik ve spor konulu şikâyetler 237’yi buldu.