Kılıçdaroğlu Türk Dünyası'na seslendi! Altı büyük Türk devleti bir araya gelip...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türk Dünyası Ülkeleri 30. Bağımsızlık Yılı Sanat Kutlamaları’nda, “Altı büyük Türk devleti bir araya gelip gücünü ortaklaştırdığı zaman, emin olun dünya tarihine yeni ve görkemli bir imzayı hep beraber atmış oluruz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul’da düzenlenen Türk Dünyası Ülkeleri 30. Bağımsızlık Yılı Sanat Kutlamaları’nın açılışında konuştu. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

BAĞIMSIZLIKLARI ORTAK ARZUMUZDU:

“Böylesine güzel bir gecede beraber olmaktan son derece mutluyum. Büyükşehir Belediye Başkanı’mız, olayın nasıl gerçekleştiğini anlattı; İYİ Parti İl Başkanı’mızın talebinin yerine getirildiğini. Daha önce de benzer bir talep yine yerine getirilmişti. Son derece güzel ve etkili bir olayı izleyeceğiz. Sayın Genel Başkanı’mız, olayı başından aldı bugüne kadar getirdi. Dolayısıyla bana işin sanat bölümü kaldı. Otuzuncu yıl çok önemli. Ülkelerin tarihinde de çok önemli. Bağımsızlıklarına kavuşmaları, Türkiye’de hepimizin ortak arzusuydu ve bu arzu gerçekleşti.

SANATIN OLAĞANÜSTÜ ÖNEMİ VAR:

Türk dünyasının önemli bir sanata sahip olduğunu, sanatın değişiklik alanlarında önemli eserler verdiğini hepimizi biliyoruz. Sanatı, 20. yüzyıldan itibaren yumuşak güç olarak tanımlıyoruz. Bir resim, bir sinema filmi, bir öykü, bir roman, bir karikatür milyonları etkileyebiliyor. Dolayısıyla sanatın, özellikle 21. yüzyılda, iletişimin çok geliştiği bir çağda olağanüstü önemi var. Sanatı eğer büyütebilirsek, Türk dünyası olarak geliştirebilirsek, daha çok kaynaşabilirsek, kültürlerimizi birbirimize daha yakından aktarabilirsek, sanat dünyasının, entelektüellerin zaman zaman bir araya gelip tartışmalarına olanak verebilirsek son derece değerli bir görevi yerine getirmiş oluruz. Az önce Sayın Genel Başkanı’mla birlikte bir fotoğraf sergisini gezdik. Emin olun, kendimizi o bölgede hissettik. O çadırda hissettik. O obada hissettik. Oradaki fotoğraf, aslında içselleştirdiğimizde, sadece bir karenin bizi ne kadar etkilediğini görüyoruz. Dediğim gibi; bir filmin, bir sinema filminin, bir romanın, bir öykünün bizi etkilememesi mümkün değil. Sanatın gücünü anlatmak için izin verirseniz çok sık anlattığım bir gerçek öykü var. O öyküyü anlatayım, sonra sözlerimi bitireyim. Çünkü izleyeceğimiz güzel bir sanat eseri var.

HER ALANDA TÜRK DÜNYASININ OLAĞANÜSTÜ ESERLERİ VAR:

Alexandre Dumas’ı hepiniz bilirsiniz: ‘Üç Silahşörler’i yazan bir romancı. Üç Silahşörleri ilk yazdığında, Paris’te bir gazetede tefrika edilir. Parisliler sabahın erken saatlerinde giderler, ‘Acaba romanın sonu ne oldu’ diye bakarlar, gazeteyi satın alırlar. Yaz ayları gelir, Alexandre Dumas, gazetenin genel yayın yönetmenine telefon eder. Der ki ‘Ben tatile gideceğim, tatil dönüşü romanı bitiririm’. Tabii gazetenin patronu itiraz eder, ‘Bütün Parisliler bekliyor seni kardeşim. Sen tatile gidemezsin. Romanı bitir, sonra nereye gidiyorsan git’ der. ‘Hayır, ben gideceğim’ deyince, ‘Seni mahkemeye vereceğim’ der ve mahkemeye verir. Hâkimin huzuruna çıkarlar, gazetenin patronu uzun uzun anlatır. Parislilerin beklediğini anlatır, bir kişinin bütün Paris’i bekletmesinin hak olmadığını iddia eder ve hâkim karar verir, ‘Evet’ der, ‘Sen romanını bitirmeden tatile gidemezsin’. Alexandre Dumas, gayet sessiz bir şekilde geriye döner, ‘Bana bir kağıt kalem getirir misiniz’ der. Bir kağıt kalem gelir, romanın baş aktörünün adını yazar ve ‘Elinde kılıcı, ayakları titredi, yere düştü ve öldü’. Altına da ‘son’ yazar, ‘Roman bitmiştir’ der, ‘Ben tatile gidiyorum’. Bunun üzerine gazetenin patronu, ‘Aman’ der, ‘Tamam, sen tatile git’ der. Romanın gücünü, bir kişinin, sanatın ve sanat eserinin gücünü, sanatçının gücünü aktarmak için bu gerçekten de çok çarpıcı bir öykü. Bir gerçek hikâye. Dolayısıyla her alanda Türk dünyasının olağanüstü sanat eserleri var aslında. İzlerken gördük; bir camideki taş işçiliğinin, Osmanlı döneminde de benzerini görüyorduk. Bu kolay bir şey değil.

DÜNYA TARİHİNE YENİ VE GÖRKEMLİ BİR İMZA ATARIZ:

Dolayısıyla bu eserleri, sadece kendi Türk dünyamız olarak kendi kendimize değil, bütün dünyaya aktarmalıyız ve anlatmalıyız. Bu, bunun belki de ilk adımlarından birisi olur. İnşallah bundan sonra çok daha güzel sanat etkinliklerine hep beraber katılmış oluruz ve kendi dünyamızı büyütmüş oluruz. Sayın Genel Başkan’ın ifade ettiği gibi; altı büyük Türk devleti bir araya gelip gücünü ortaklaştırdığı zaman, emin olun dünya tarihine yeni ve görkemli bir imzayı hep beraber atmış oluruz.”