İmam ve müezzinlere kötü haber!

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Vakıflar GenelMüdürlüğü'ne ait yerlerde imam ve müezzinlerin hiçbir kira vermeden oturmasının, vakfiyelere vemevzuata uygun olmadığını belirtti.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Vakıflar GenelMüdürlüğü'ne ait yerlerde imam ve müezzinlerin hiçbir kira vermeden oturmasının, vakfiyelere vemevzuata uygun olmadığını belirterek, "(Canımbunlar imam ve müezzinlerlerdir, otursunlar neolacak) diyemeyiz. Hiç kimse kusura bakmasın''dedi.

DİYANET MEMURLARININ 2013 MAAŞLARI İÇİN TIKLAYIN


Diyanet ile ilgili tüm haberleri ve gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz...

TBMM Genel Kurulu'nda gündemdışı konuşmayayanıt veren Arınç, bu yıl şehircilik perspektifiyle vakıf medeniyetine bakmak istediklerini söyledi.

Son yıllarda özellikle kısmen TOKİ kısmen deözel çabalarla şehirleşme konusunda yeni atılımlar içinde olduklarını belirten Arınç, tüm hizmetleriniçinde az çok fakat mutlaka yer işgal eden vakıfların, şehirlerin genel fonksiyonları olarak nitelendirilen iktisadi, idari, siyasi, kültürel açıdan değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu kaydetti.

Günümüzde şehircilikle ilgili konulara şehir ve şehircilik kavramlarıyla yaklaşıldığını dile getiren Arınç, oysa şehirleşme ve toplum arasındaki ilişkiyi kuran temel kavramın, kültür ve medeniyet anlayışı olduğunu vurguladı.

Vakıf konusunun bir medeniyet haline dönüştüğü Osmanlı döneminde şehir kavramından çok mahallekavramının öne çıktığını anlatan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Daha sonra vakıflar eliyle kurulmuş ticaret merkezleri, bedestenler, kervansaraylar da yine şehirlerioluşturan, daha da ilerisinde şehirlere kimlik katan yapılardır. Vakıf öyle bir medeniyet oluşturmuştur ki fakirlerin parası yıkandığı hamamlardan, sebillerinde buzlu su hatta şerbet dağıtılmasına kadar sayısızhizmetler verilmiştir. Şehirlerin imar edilmesini sağlayan yol, kaldırım ve köprü yapımını sağlayan onlarca vakıf kurulmuştur. Vakıf şuurunun derinliklerini yansıtan en güzel örneklerden birisi, vakıf geliriyle kandilve yağ alarak kandilciler marifetiyle sokakların aydınlatılmasıdır. Sokakların temizlenmesi için kurulan vakıflar sokak bekçilerinin ücretlerini ödeyen vakıflar da ecdadın hassasiyetine örnektir.

Diğer taraftan şehirlerarası ulaşımın temini için sayısız yol, köprü, fener ve kalelerin inşası, büyük ticaretyolları üzerinde konak yerlerine kervansarayların tesisi, vakıflar sayesinde gerçekleşmiş ve tüm bakımmasraflar vakıf gelirlerinden sağlanmıştır. Bütün bunların yapımı, seyahati kolaylaştırmak, yol emniyetini temin etmek, yolcuları barındırmak ve doyurmak içindir. Mesela bir Selçuklu hanının vakfiyesinde, hana gelen her sınıf ve her dinden yolculara yiyecek, ayakkabı ve hayvan yeminin verilmesi şart kılınmıştır. Bu örnek, vakıf medeniyetimizin geniş bir hoşgörü ve vizyon sahibi olduğunun da en önemli göstergesidir. Yollar üzerinde veya şehirlerde kurulmuş olan han veya kervansaraylar ortası avlu, çevresi geniş kerevetlerle çevrili, etrafı bir nevi surla koruma altına alınmış yerlerdir. Bu tesisler sayesinde misafirlerin ve tüccarların emniyet içinde seyahati sağlanmıştır, ticaret hayatının canlanmasında bir rol oynamıştır. Eski şehirlerinde umumiyetle vakıflar yoluyla hizmetler gerçekleştirilmiştir. Bunların başında şehirlerin su ihtiyacının temini de gelmekteydi. Bu gaye için vakıf kurmak suretiyle su bentleri, kuyular, çeşmeler inşa edilmiş, yazın soğuk su dağıtılması maksadıyla sebiller yapılmıştır. Sebillerin suyunu soğutmak için bazı vakıflar buzluklar tesis ederken, diğerleri vakfiyelerinde bu iş için uzak yerlerden bile kar getirilmesini hükme bağlamıştır."

 70 BİN KİŞİYE İSTİHDAM

Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün son yıllarda takdire şayan hizmetlerinin bulunduğunu belirten Arınç, Genel Müdürlüğün son 10 yılda ülke ekonomisine 2 milyar 600 milyon lira yatırım yaptığını ve bununla 70 bin kişiye istihdam sağladığını kaydetti.

Arınç, 2003-2012 yılları arasında ülke genelinde il ve bölge ayrımı yapılmaksızın 3 bin 750 vakıf eserinin onarım ve restorasyonunun tamamlandığını anlatarak, "Genel Müdürlüğümüz ecdadımızın emanetlerine sahip çıkma gayretini hakkıyla ortaya koymaktadır" dedi.

Bunun bir heyecan ve sahiplenme işi, hizmet etme şuuru olduğunu belirten Arınç, tüm siyasi partilerin ve milletvekillerinin vakıflara sıcak baktığını, bunun son derece önemli olduğunu ve devam etmesini arzu ettiğini vurguladı.

Arınç, belli dönemlerde dağılmış ve dağıtılmasına karar verilmiş olan vakıfların belli bir prosedür içerisinde yine eski kurucuları tarafından ortaya konulması, kanunen tescil edilmesi ve bunlardan gayrimenkulleri Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne intikal edenlerin iadesi konusunda değişiklik tasarısının gelecek günlerde Meclis'e geleceğini söyledi.

Kiraya verilen ve tahsis edilen vakıf taşınmazlarını, şirketlerin sigorta etmekten imtina ettiklerini belirten Arınç, sigortalama işlemini zorunluluk haline getireceklerini bildirdi.