Hastaneler pahalılaştı, sağlık ucuzladı!

Hastaneler pahalılaştı, sağlık ucuzladı!

Bünyamin Esen bunyaminesen@internethaber.com

Trabzon’dan okurumuz Temel Türkan soruyor: “Bünyamin bey, ben işçi emeklisiyim, kronik şeker hastalığım var. Hastaneler artık daha fazla para alabilecekmiş, bu doğru mu? Ben bu işi anlamadım gitti, garibanın hali ne olacak?”

Sayın okurum, kamuoyunda anlatılanlar doğru, özel hastaneler artık SGK’nın sigortalılarından daha fazla para isteyebilecek. Buna ilave ücret diyoruz.

Özel hastaneler ve kamu hastanelerinde ilave ücret nasıl istenebiliyor, ilave ücretin sınırları zamanla nasıl genişledi, ayrıntılı olarak açıklayalım.


Eskiden Sağlık Sistemi İçler Acısıydı

Bilindiği üzere 2008’de yapılan sosyal güvenlik reformu ve sağlıkta dönüşüm programı öncesinde her hastanın gidebileceği hastane farklıydı. SSK’lılar SSK hastanesine, Bağ-Kur’lu ve devlet memurları Devlet Hastanesine, parası olan zenginler de özel hastanelere giderdi.
SSK’lı ilacını da hastanesinin eczanesinden alırdı, serbest eczaneler ile anlaşma yapılmamıştı. SSK’lı biri özel hastaneye giderse SSK bu masrafları karşılamazdı.

Sistem sosyal olmasına sosyaldi de, kaliteli ve kapsamlı değildi. Diş, göz gibi sağlık alanları ve kronik pek çok hastalığın tedavisi karşılanmazdı. Hastaneler hem yetersiz hem de eski donanımlıydı. Kapasite yetersizliği yüzünden SSK hastaneleri bir hastaya yıllar sonrasına ameliyat sırası, yatak sırası verirdi. SSK eczanelerden ilaçlarını tam bulabilene aşk olsun.

SSK’lı yatak kuyruğunda beklerken, kronik hastalığı olan zenginler ise hem ileri teknoloji kullanan özel hastanelerden faydalanıyor, hem de yurtdışında tedavi olmak için gidebiliyordu.

Başka bir deyişle işçi, memur kötü sağlık hizmetine mahkum, zengin ise en iyi hizmete alışıktı.


Hastalar Artık İstediği Hastaneye Gidebiliyor

Sosyal güvenlik reformu bu ayrımı ortadan kaldırdı. Öncelikle SSK’nın sağlık hizmetleri kapatıldı, sigortalılara sağlık hizmeti piyasadan satın alınır hale geldi.

SGK sigortalıları SGK ile sözleşme imzalamış tüm hastanelere gidebilmeye başladı. İlaçlarını sözleşmeli herhangi bir hastaneden bir kimlik numarası ile alabilmeye başladı.

Kalp damar cerrahisinden tutun yüz nakline kadar dünyada en ileri teknolojisi ile yapılan sağlık hizmetleri ülkemizde de yapılmaya başlandı. Kimse Amerika’ya ameliyat olmaya gitmemeye başladı. Sıradan bir devlet hastanesinden Üniversite hastanelerine tüm hastanelerin teçhizat ve teknolojisi yenilendi. Eğitim ve araştırma hastanelerinin sayısı ve kapasitesi arttırıldı. Diş, göz, kronik hastalıklar kapsama alındı, sağlık kapsamı genişletildi.

Yani kaliteli sağlık hizmeti artık herkese açıldı. Asgari ücretle çalışan biri de milyoner ile ayni hastanede kalp ameliyatı olabilir hale geldi.


Önceden İlave Ücret Düşüktü

Öte yandan SGK kapsamdaki sağlık hizmetlerini genişletirken bir yandan da sigortalıların bu sisteme katkılarını arttırmaya başladı.

Önce muayene katkı payı, sonra ilaç kutu bedeli, sonrasında eşdeğer ilaç bedeli, sonra fark ücret derken iş geldi ilave ücrete dayandı.

Bunlar çok teknik tabirler biliyoruz. İlave ücret nedir bilmeyen okurlarımıza halk diliyle anlatalım:

SGK’nın karşıladığı sağlık hizmetini ister devlet hastanesinde alın ister özel hastanede SGK o hizmet için belirli bir bedel ödüyor. Bu bedel ise Sağlık Uygulama Tebliği’nde belirtilen kadar.

Bundan fazla maliyeti varsa hastanenin SGK tarafından belirlenen tutara kadar hastadan para istemesi yasal. Bu tutar SGK’nın o sağlık hizmetine ödediği bedelin yüzdesi kadar bir tutar.

Bu oran eskiden düşüktü: Hastadan SGK’nın ödediği fiyatın en fazla %30 ile %70’i arasında ilave ücret alınabiliyordu. Hastanenin kalitesine göre SGK puanlandırma yapar, bu puanlandırmaya göre iyi hastane daha fazla ilave ücret alırdı. Bu sağlıkta kaliteyi teşvik ediyordu.

Bundan fazla ceza alan hastaneye ise SGK işletmenin cirosuna göre yüz milyarlara varan cezalar kesebiliyordu.


Şimdi İki Katına Kadar İlave Ücret Alınabiliyor

Ama ilave ücretin tavanı gitgide arttırıldı.

Önce ilave ücret tavanı %90’a çıktı. Yani hastaneler puanına yani kalitesine göre SGK’ca o hizmete ödenen fiyatın %30 ile %90’ı arasında hastadan para alabilir hale geldi.

Sonra belirtilen orandan fazla ilave ücret alanlara verilen cezalar düşürüldü.

En son olarak ise ilave ücretin tavanı Bakanlar Kurulu kararı ile hastanenin puanı ve kalitesi ne olursa olsun tüm hastaneler için %200 oranına çıkartıldı.

Bu düzenleme ile puanlandırmanın yani hastaneler arasındaki kalite farkının bir önemi de kalmadı. Oysa puanlandırma sağlık sektöründe kalite ve kapasite artırımını teşvik eden bir unsurdu.

% 200’e çıkartmak sağlık hizmetlerinde fahiş bir artış demek.

Kimileri bu durumun vatandaşın bir insan hakkı olan sağlık hizmetlerinin satın alınması mantığına alıştırılmasının bir sonucu olduğunu söylüyor. Kimilerinin yorumu ise özel hastane lobilerinin baskılarına bürokrasinin dayanamadığı yönünde.

Ne olursa olsun vatandaşın bu işten zararlı çıktığı çok açık.

Garip gureba fakir fukaraya iyi hastane kapıları yeniden kapanıyor.

Bu fakirin sağlık hizmetinin kapsamının fiilen daralması, yoksul kesimlerin sağlığının ucuzlaması, değersizleşmesi demek.


Daha Fazla Alamaz, Cezası Var

Ancak şunu belirtmek gerek halen hastanelerin sunulan sağlık hizmeti için SGK’ca ödenen bedelin iki katından fazla ilave ücret alması yasak.

Ayrıca altını çizelim acil hallerde hiçbir şekilde ilave ücret alınamaz.

Peki, vatandaşlar SGK’ca sunulan bedelin fiyatını nasıl öğrenecekler? SGK’nın resmi internet sitesi olan www.sgk.gov.tr adresinde sunulan sağlık hizmetleri ve fiyatları ile ilgili ayrıntılı bilgi var. Ayrıca Sağlık Uygulama Tebliği’nin eklerinde de bu fiyatlar belirtiliyor.

Özel hastanelerde şok yaşamak istemeyen hastaların önceden sağlık hizmetlerinin ne kadar olduğunu öğrenmeleri gerek.

Fazla ilave ücret alınması SGK ile yaptıkları sözleşme gereğince Hastanelere milyonlarca lira ceza kesilmesi demek.

Fazla ilave ücret alan hastaneleri ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bilgi Hattını ücretsiz arayarak şikayet etmek mümkün.

---
Kıssadan Hisse
“Delilik ayni şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir.”
— Albert Einstein

---


Sorularınız için:

Emeklilik tarihini hesaplatmak isteyen okurlarımızın T.C. kimlik numarası, SSK sigorta sicil numarası, Bağ-Kur numarası, ay-gün-yıl olarak doğum tarihi, askerlik yaptığı ve terhis olduğu tarihleri, askerlik süresini, er olarak yada yedek subay olarak yaptığını, ilk işe giriş tarihi (ilk kez sigortalı olarak çalışmaya başlanılan tarih), hizmet dökümü, doğum borçlanması için çocukların doğum tarihlerini, özürlü ise özürlülük rapor oranını, vergi indirimi yazısı alıp almadığı bilgilerinin tümünü eksiksiz göndermeleri gerekmektedir. Tarihlerin ay, yıl ve gün şeklinde gönderilmesi gerekir.

Yazarın tüm yazıları için: